Sahra Çölü’nün ortasında, uçağı bozulan bir pilot ve kendi küçük gezegeninden kopup gelen altın saçlı bir çocuk... Küçük Prens, B612 asteroitinden başladığı yolculuğunda bize evcilleştirmeyi, sorumluluk almayı ve en önemlisi, "büyüklerin" ne kadar tuhaf olduğunu anlatıyor. Saint-Exupéry’nin kaleminden dökülen bu eşsiz hikâye, yıldızların arasından süzülüp ruhunuza dokunmaya geliyor.
Bu yolculukta, belki de uzun süredir ihmal ettiğiniz o küçük çocuğun elinden tutacak ve dünyayı yeniden, ilk kez görüyormuş gibi anlamlandıracaksınız. Yıldızlara baktığınızda artık sadece parlak noktalar görmeyeceksiniz; çünkü her birinin ardında Küçük Prens’in kahkahası gizli.